Fon mağdurları TBMM'de: 'Sekiz yıllık birikimim gitti, sabaha kadar uyumuyorum'

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, fon mağdurlarıyla birlikte TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, yatırım fonlarındaki tasfiye süreci nedeniyle yaklaşık 1 milyon 100 bin kişinin mağdur olduğunu ve aileleriyle birlikte bu durumdan etkilenenlerin sayısının 1,5 milyona ulaştığını belirtti. Akay, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve diğer denetleyici kurumları eleştirerek, mağduriyetlerin giderilmesi için Devlet Denetleme Kurulu'nu göreve çağırdı. Fon krizi mağdurlarından 78 yaşındaki emekli Rahime Yüceer, yatırımını devletin denetlediği bir fon üzerinden yaptığını vurgulayarak 'Biz merdiven altı bir yere koymadık ki. Bu, devletin kontrol ettiği bir fon... Paramızı alacak mıyız acaba, yüzde kaç alacağız? Ben sabaha kadar uyumuyorum, elim gözüm şişti uyumamaktan' dedi. Akay, kendi tespitlerine göre mağdur sayısının daha yüksek olduğunu belirterek 'Sadece bu yatırım fonlarına aracı kurumlar vasıtasıyla yatırım yapan kişiler haricinde borsada direkt oynayan, hisse alım satımı yapan bir mağdur kesim daha var. Bunlar niye mağdur? Çünkü bu olaydan sonra hisselerin değeri düştüğü için son 2-3 haftada 2,7 trilyonluk bir borsada düşüş var. Bu çok ciddi bir rakam' dedi. Borsada doğrudan işlem yapan yaklaşık 500-600 bin kişinin de mağdur olduğunu tahmin ettiklerini belirten Akay, toplam mağdur sayısının 1 milyon 100 bin civarında olduğunu söyledi. Akay, yatırımcıların eş, dost ve akrabalarının birikimlerini de kendi hesapları üzerinden piyasaya yatırdıklarını belirterek, '1,5 milyon kişiyi ilgilendiren bir vakadan bahsediyoruz' ifadesini kullandı. Bağımsız denetim raporlarında 2020 yılından bu yana bazı tespitlerin yer aldığını, bu raporların Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) ve SPK'ya bildirildiğini belirten Akay, nakit değerlerde yüzde 52 düşüş yaşanırken sermaye ve finans piyasalarındaki portföy araçlarında yüzde 159'u bulan artışların görüldüğünü söyledi. Akay, 'Bu hareketlerin nereden ileri geldiği, nakit düşüşlerinin olağanüstü olduğu bir ortamda, zarar yapılan bir ortamda niçin önlemler alınmadığı ayrı bir vaka olarak duruyor' dedi. Hazine ve Maliye Bakanı'nın 2025'in son çeyreğinde konudan haberdar olunduğuna ilişkin açıklamasına değinen Akay, düzenleyici ve denetleyici kurumların çok daha önce önlem alması gerektiğini belirterek, 'Bu da kimdir? Sermaye Piyasası Kurulu' diye konuştu. Bazı portföy şirketleri, yatırım fonları ve kişiler hakkında tedbir kararları alındığını, ancak bu tedbirlerin bir gün sonra kaldırıldığını belirten Akay, 'Bu mağdurların alacaklarını kimden alacaksınız? Tedbir koyduğunuz bu şirketten, bunun mal varlıklarından alacaksınız. Bu tedbirin kaldırılma sebebi nedir? Önce tedbiri koyup SPK tarafından savcılara tedbirin kaldırılmasıyla ilgili görüş verilmesinin sebebi nedir, buradan soruyoruz' şeklinde konuştu. SPK ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'na seslenen Akay, 'Niçin böyle bir işlemi yapma gereği hâsıl oldu?' diye sordu. Fonların kapalı olduğu dönemden halka açılmasına kadar olağanüstü işlemler yaparak düşük fiyattan alıp yüksek bedelle satış yapan kişilerin ve bunların üçüncü kişilerle bağlantılarının tespit edilmesini isteyen Akay, bu kişilerin mal varlıklarına da tedbir konulması gerektiğini söyledi. Akay, olağanüstü kazanç elde eden bazı kişilerin siyasi partiler ve hükümetle ilişkilerinin basına yansıdığını belirterek, eski bakanlar ve Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeleriyle ilgili de açıklamalar yaptığını hatırlattı. SPK Kanunu'nun 21'inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına değinen Akay, yatırımcı kuruluşların örtülü kazanç temin etmesiyle ilgili düzenlemenin gündeme alınmadığını söyledi. Fonlardaki şirketlerin sahipleri ile şirketler arasındaki para hareketlerinin incelenmesi gerektiğini belirten Akay, şirketlere sermaye konulmasına karşın şirketlerden ciddi miktarlarda para çekildiğini ifade etti. Akay, 'Örtülü kazanç dediğimiz kısım, SPK'nın bunu öğrendiği ve tespit ettiği andan itibaren kanuni faiziyle geri alması gerekiyordu, geri çağırması gerekiyordu. Bu işlem yapılmadı' dedi. Yetkililere çağrıda bulunan Akay, 'Böyle bir işlem yaptınız mı? Yaptıysanız bizimle paylaşın. Yapmadıysanız bir an önce geri çağırın, eğer ödeme gelmiyorsa da konuyu mahkemeye intikal ettirin' ifadelerini kullandı. Akay, kanunun 110'uncu maddesi kapsamında SPK'nın, durumu öğrenmesine rağmen gerekeni yapmayan şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunma yetkisi olduğunu ve bu suç için üç yıla kadar ceza öngörüldüğünü belirterek, 'Bununla ilgili işler yapıldı mı? Buradan soruyoruz, açıklama bekliyoruz' diye konuştu. Akay, şirketlerden yurt dışı organizasyonlarına ilişkin danışmanlık bedeli adı altında ciddi tutarlarda para çıktığını, son çekilen tutarlardan birinin 53 milyar lira olduğunu söyledi. Tedbir kararlarının kısa sürede kaldırılmasını eleştiren Akay, 'Siz bunlara tedbir koyup ertesi gün kaldırırsanız bu halka güven tesis edemezsiniz' dedi. Sermaye piyasalarına devlet güvencesine güvenerek yatırım yapan vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini belirten Akay, olayla ilgili portföy şirketleri, fonlar, yöneticiler ve hissedarların yanı sıra olağanüstü kazanç elde eden kişilerin de tespit edilmesini istedi. Akay, Takasbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Varlık Fonu Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayacık'ın görevlerine dikkati çekerek, Türkiye Varlık Fonu'nun söz konusu fonlarda yatırımı olup olmadığını sordu. Kamu kurum ve kuruluşlarının atıl paralarının bir bölümünün sermaye piyasası araçlarında değerlendirildiğini belirten Akay, bu fonlara kamu kaynaklarından para yatırılıp yatırılmadığının ve herhangi bir kamu kaynağının bu süreçte takılıp kalıp kalmadığının açıklığa kavuşturulmasını istedi. İşsizlik Sigortası Fonu'nun 2026 yılı ağustos sonu itibarıyla 851 milyar lira varlığı bulunduğunu belirten Akay, raporlarına göre bu tutarın yaklaşık 3,4 milyar lirasının mevduat ve devlet iç borçlanma senetleri dışında sermaye piyasasında değerlendirildiğini söyledi. Akay, 'Burada, bu fonda paraları var mı? Burada takılan parası oldu mu?' diye sordu. Takasbank Yönetim Kurulu üyelerinin portföy şirketleriyle ilişkilerine de değinen Akay, Murat Onuk'un aynı zamanda AZT Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü olduğunu belirtti. Akay, 'Siz hem Takasbank'tasınız hem portföy işletiyorsunuz. Oradaki bilgilerin her şeyine hâkimsiniz. Merkezi Kayıt Kuruluşundaki bilgilere kadar ulaşabiliyorsunuz, hareketleri görüyorsunuz. O zaman siz içeriden kendi menkul şirketinizle alakalı, portföy şirketinizle alakalı bilgi sızdırabilirsiniz ve ön işlem y'
Bu haber babaocagi.com.tr tarafından yayımlandı. Haberin tamamı ve ayrıntıları kaynağın sitesinde.
Haberin tamamını oku ↗#SPK#Fon Krizi#Sermaye Piyasası#TBMM Basın Toplantısı#Yatırım Mağdurları
