Fon yasası Meclis'ten geçti, 455 bin yatırımcının ödeme takvimi belirsiz
TBMM'de kabul edilen düzenleme tasfiye sürecini yasal bir çerçeveye koydu; ancak ara ödemelerin ne zaman başlayacağı ve kaynakların yeterliliği henüz net değil.
Türkiye'de aylardır gündemi işgal eden yatırım fonu krizinde bu hafta yasal ve idari düzlemde çarpıcı gelişmeler yaşandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, 17 Eylül 2026 tarihli Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve işlemleri tamamlanmamış fonları kapsayan "Fon Yasası"nı kabul etti. Çanakkale Kalem Gazetesi'nin haberine göre düzenleme, Tera ve Pusula fonları da dahil olmak üzere 455 bin 758 yatırımcının hak sahipliğini Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları üzerinden tespit etmeyi ve fon varlıklarının tasfiyesinden elde edilecek kaynakları ödemeye yönlendirmeyi öngörüyor. Yasanın yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı imzasıyla Resmî Gazete'de yayımlanması bekleniyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yasamanın Meclis'ten geçmesinin ardından yaptığı açıklamada tasfiye sürecinin seyrine dair somut veriler paylaştı. Borsa Gündem'in aktardığına göre Şimşek, toplam 131 fonun 66'sının tamamen tasfiye edildiğini, bazı portföy yönetim şirketlerinde normal tasfiyenin bittiğini, bazılarında ise olağanüstü tasfiye işlemlerinin sürdüğünü bildirdi. Bakan, yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından gerekli şartları sağlayan yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılmasının hedeflendiğini ifade etti; ancak bu tutarın bütün yatırımcıların zararının devlet tarafından karşılanacağı anlamına gelmediğini, ödemelerin kapsam ve miktarının yasal hükümlere ve tasfiye kaynaklarına bağlı olacağını vurguladı.
Ödeme önceliği ve kapsamı konusunda yasa, küçük yatırımcıları koruma eğiliminde bir kademeli yapı öngörüyor. Kaynaklara göre fon kaynaklarının tüm alacakları karşılamaya yetmemesi halinde, en düşük net yatırım tutarından başlanarak kademeli ödeme yapılması planlanıyor. Bu yaklaşım, mevcut kaynakların mümkün olduğunca geniş bir yatımcı kitlesine ulaşmasını sağlamayı hedeflese de, tasfiye edilen fonların mali kaynaklarının yeterliliği henüz belirsiz. Yatırımcılar parasının ne kadarı geri döneceğini ve ne zaman hesaplarına yatırılacağını net bir takvim olmadan beklemeye devam ediyor.
Krizin idari boyutunda da önemli bir gelişme olarak SPK Başkanı Mahmut Sütcü'nün sağlık nedenleriyle istifa ettiği açıklandı. Borsa Gündem'e göre aynı dönemde Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik'in emeklilik talebinde bulunduğuna dair haberler de yer aldı. Bu ayrılıklar, fon krizinin yönetiminde ve takipte yeni bir dönem başlatılıp başlatılmayacağı konusunda soru işaretleri yarattı. Sütcü'nün görevden ayrılması, SPK'nın kriz yönetimi ve PBLK hesapları gibi teknik konulardaki tutumunun da yeniden şekillenebileceği manasına gelebilir.
PBLK (Pay Bazlı Likidite Kredisi) hesapları ve takas kesinliği konusu, yatırımcılar arasında en çok tartışılan teknik noktalardan biri olarak gündemde kaldı. SPK, TEFAS üzerinden verilen satış talimatlarının tamamlanmış bir takas işlemi sayılmayacağını, bir işlemin tamamlanması için nakdin yatırımcı hesabına aktarılması ve fon katılma payı sahipliği kaydının kaldırılması gerektiğini vurguladı. Kurul, satış talimatı verilmiş ancak takası tamamlanmamış işlemlerin, tasfiye kapsamında diğer fon pay sahipleriyle eşit koşullarda değerlendirileceğini bildirdi. Bu durum, kriz öncesinde çıkış talimatı veren ama işlemin tamamlanamamış yatırımcılarını hak kaybı endişesiyle karşı karşıya bıraktı.
Meclis sürecinde muhalefet partileri, hükümete fon krizinin sorumluluklarını sorgularken araştırma komisyonu kurma taleplerinde bulundu. Veritabanı kayıtlarına göre 22-23 Ekim tarihli TBMM gündeminde YENİ Partili Arpacı ve İYİ Partili Usta'nın fon krizi ve sorumluluk paylaşımı üzerine yaptığı konuşmalar, tartışmanın siyasi boyutunun derinleştiğini gösterdi. Muhalefet, "vurgun listesi" ve Berat Albayrak iddiaları gibi konuları gündeme getirirken, AK Parti temsilcileri bu suçlamaları reddetti. Yasamanın geçişi, siyasi tartışmaların yargı ve denetim mekanizmalarına taşınması sürecinin de bir başlangıcı olarak okunuyor.
Önümüzdeki süreçte odak noktası, yasamanın Resmî Gazete'de yayımlanması ve SPK ile tasfiye idareleri tarafından operasyonel prosedürlerin hayata geçirilmesi olacak. Yatırımcıların hak sahipliğinin hesap bazında tespiti, fon varlıklarının nakde dönüştürülmesi ve ara ödeme takviminin ilanı kritik adımlar arasında. Hükümet "küçük yatırımcıyı koruma" vurgusu yapsa da, kaynakların yetersizliği senaryosunda 1 milyon TL tavanının ne ölçüde gerçekçi olacağı ve büyük yatırımcılarla kurumsal oyuncuların nasıl bir pay alacağı henüz belirsiz. Krizin yasal çerçevesi çizildi ama mali ve idari uygulama testine yeni giriliyor.
#SPK#Mehmet Şimşek#Yatırım Fonu#Yatırımcı Hakları#Tasfiye#Fon Yasası
Okuyucu Yorumları (0)
Yorum yazmak için giriş yapın ya da üye olun.
