Yerel yönetimlerde tutuklama ve kayyum süreci gündemde
Milas ve Çukurova belediye başkanları tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılırken, İstanbul'da CHP'li belediye başkanları YENİ Parti'ye geçiş yapıyor.
Muğla Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlardan yargılanmak üzere 24 Ekim 2026 tarihinde tutuklandı. Habertürk'ün haberine göre Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nca koordin edilen operasyon kapsamında 12 ilde eş zamanlı yapılan baskınlarda Topuz ile oğlu Doruk Topuz dahil 35 şüpheli gözaltına alınmış, 18'i tutuklanmıştı. Savcılık, belediye kaynaklarının hukuka aykırı kullanıldığı ve bir örgütsel yapı içinde hareket edildiği iddiasını sürdürüyor.
Adana Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay da ihale, personel istihdamı ve hakediş işlemlerine ilişkin soruşturma sonucunda tutuklandıktan sonra İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldı. Sabah gazetesinin aktardığına göre Bakanlık, 23 Ekim 2026 tarihli açıklamasında Anayasa'nın 127'nci maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi dayanağıyla kararın alındığını bildirdi. Kozay'ın YENİ Parti'ye mensup olduğu veritabanı kayıtlarında yer alıyor.
İki belediye başkanının tutuklanması ve görevden uzaklaştırılması, yerel yönetimlerde yargısal sürecin nasıl işlediğini gösteriyor. Anayasa ve Belediye Kanunu'na göre belediye başkanı tutuklandığında İçişleri Bakanlığı geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırma yetkisine sahip; bu süreçte belediye encümeni başkan vekili atayarak idareyi sürdürüyor. Milas ve Çukurova örneklerinde de bu usul işletildiği anlaşılıyor.
Tutuklama kararları farklı siyasi partilere mensup yöneticileri kapsıyor. Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz CHP'lidirken, Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay YENİ Parti'den. Bu durum, soruşturmaların belirli bir partiye odaklanmadığını, ancak yerel yönetimlerde ihale ve personel süreçlerinin yaygın denetim konusu olduğunu işaret ediyor. Geçmiş haberlerde de rüşvet operasyonlarında CHP'li ve YENİ Partili şüphelerin birlikte yer aldığı görülüyor.
Paralel olarak İstanbul'da belediye başkanları arası parti geçişleri gündemi sürdürüyor. Manşet Haber'e göre Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, CHP'den ayrılarak YENİ Parti'ye katıldı. Köymen'in geçişi, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı'nın daha önce YENİ Parti'ye geçmesinin ardından gerçekleşti. Kösedağı, CHP disiplin kurulu sürecinin ardından 30 meclis üyesinin de yanında hareket ettiğini duyurmuştu.
İstanbul'daki parti değişiklikleri, CHP içindeki yönetim değişiminden sonra hız kazandı. Veritabanı bilgilerine göre YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de 91 sandalye ile ikinci büyük parti konumunda; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise 44 sandalye ile Meclis'te yer alıyor. Belediye başkanlarının parti değiştirmesi, yerel seçimlerde CHP adaylığıyla seçilmiş isimlerin mevcut partilerini terk etmesi anlamına geliyor.
Köymen ve Kösedağı'nın geçişleri, İstanbul'un iki önemli ilçesinde CHP'nin yerel organizasyonunu doğrudan etkiliyor. Maltepe ve Kadıköy belediyelerinin yanı sıra meclis üyelerinin de parti değiştirmesi, yerel yönetimlerdeki siyasi dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu süreçte belediye başkanlarının meclis çoğunluklarını yanlarına alarak geçiş yapmaları, idari süreçlerin de partisel çizgiye göre yürümesi ihtimalini güçlendiriyor.
Yargısal süreçler ve parti dinamikleri birbiriyle iç içe giderken, yerel yönetimler hem operasyonel hem de siyasi bir belirsizlik içinde. Milas ve Çukurova'da kayyum/geçici yönetim süreci başlarken, İstanbul'da CHP'den YENİ Parti'ye doğru bir akım gözleniyor. İki sürecin kesişimi, 2024 yerel seçimleri sonrası yerel siyasetin yeniden yapılanmasını işaret ediyor.
#Belediye Başkanı#Parti Geçişi#Tutuklama#Yerel Yönetimler#Görevden Uzaklaştırma
Okuyucu Yorumları (0)
Yorum yazmak için giriş yapın ya da üye olun.
