YENİ Parti-CHP ayrışmasında TBMM hesapları ve seçim ittifakı tartışması öne çıktı
CHP'den ayrılarak kurulan YENİ Parti'nin belediye başkanları ve milletvekilleri transferiyle grubu büyürken, TBMM hesaplarındaki paranın kime ait olduğu ve seçim ittifakı hesapları gündemin merkezinde.
Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılarak Ekim 2026'da kurulan YENİ Parti, kuruluş sürecinin ilk haftalarında hem Meclis'te grup sayısını artırma hem de CHP ile mali ve hukuki çizgiyi netleştirme çabası içine girdi. Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in başkanlığında toplanan fon krizi komisyonu sonrasında Parti Sözcüsü Zeynel Emre, tutuklu bulunan fon sanıklarını ziyaret edecek 10 kişilik bir çalışma grubu oluşturulduğunu açıkladı. Emre, fon vurgununun "basit bir dolandırıcılık" olmadığını, haksız kazanç sağlayanların tam listesinin açıklanmasını ve zararın vatandaş vergileriyle karşılanmaması gerektiğini vurgularken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile Merrill Lynch üzerinden işlem yapan yabancı yatırımcıların da soruşturulmasını talep etti. Aynı toplantıda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun erken seçim çağrısının "Cumhur İttifakı eklemlemesi" olduğuna dair değerlendirme de yapıldı.
İstanbul'da YENİ Parti'nin yerel yönetimlerindeki varlığı hızla genişledi. Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ve Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen'in partiye katılması ardından gazeteci İsmail Saymaz, Bakırköy, Çatalca, Küçükçekmece ve Büyükçekmece belediye başkanlarının ile 110 meclis üyesinin YENİ Parti'ye geçeceğini duyurdu. Bu gelişmeler partinin Meclis grubunu 91 sandalye ile CHP'nin 44 sandalyeye karşı belirgin bir üstünlüğe taşıdı. Yerel seçimlerde CHP listesiyle seçilen isimlerin toplu ayrılışı, partiler arası geçişlerin seçim ittifakı hesaplarını nasıl etkileyeceği sorusunu da gündeme getirdi.
TBMM'de geçen hafta yaşanan en sert tartışma ise grup hesaplarındaki paranın statüsü üzerine odaklandı. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir'in açıklamalarına yanıt verirken, ilgili paranın CHP Genel Başkanlığına ait İş Bankası özel hesabında durduğunu ve bu nedenle CHP'ye ait olduğunu savundu. Öztrak, "baba ocağı dedikleri partinin hesabındaki paraya katakulli ile çökenler milletin hakkını nasıl arayacak" ifadesiyle eski yönetimi hedef alırken, paranın yargıya intikal ettiğini ve grup kararlarının CHP Grup İç Yönetmeliği ile Siyasi Partiler Kanunu çerçevesinde değerlendirileceğini belirtti. Milletvekillerinin paranın partiye ait olduğunu bilselerdi el sürmeyeceklerini öne sürdü.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise paranın CHP'nin kurumsal hesabı, Sayıştay denetimine giren ve Anayasa Mahkemesi tarafından ibra edilen hesaplarla hiçbir ilgisi olmadığını reddetti. Emir, söz konusu miktarın Grup Genel Kurulu kararıyla milletvekillerinin kararlaştırdığı bir miktarın ortak havuzda biriktirilmesi olduğunu, bu paranın grup giderleri, personel ek ödemeleri, araştırma-yayın, kırtasiye, yemek-çay ve genel başkanlık tazminatları gibi masraflarda kullanıldığını anlattı. Paranın "imece parası" olarak nitelendirildiğini, aidat sayılmadığı için Sayıştay denetimi kapsamına girmediğini ve toplanan paranın Grup Genel Kurul kararıyla milletvekillerine iade edildiğini aktardı.
Hukuki boyutu tartışmanın ötesinde Faik Öztrak, fon vurgunu gündemi karartmak için kullanıldığı iddiasını da geri çevirdi. Öztrak, basın toplantısında 20 dakikayı fon konusuna ayırdıklarını, ancak YENİ Parti cephesinin bu konuda tek kelime etmediğini ileri sürdü. "Hem fon rezaletiyle uğraşırız hem de partimizin genel merkezine ait olan parayı geri alabilmek için elimizden gelen her şeyi yaparız" diyen Öztrak, hükümetin güveni yeniden tesis edecek biçimde çözüm üretmediğini, "pansumanla, aspirin tedavisiyle işi geçiştirmeye çalıştığını" savundu. 130 milyar dolarlık bir zarar ve borsadaki en uzun süreli düşüşün milletin vicdanını müsterih etmediğini vurguladı.
YENİ Parti'nin diğer gündemleri de parti kimliğini şekillendirmeye devam ediyor. İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanlığınca getirilen Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ni, 10 Kasım tören günü sınav yapılması ve öğretmen yükünü artırarak eğitime odaklanmayı engellemesi gerekçesiyle eleştirdi. Aynı toplantıda AK Parti Milletvekili İsa Mesih Şahin'in "RTÜK benzeri bir kurul" önerisini sosyal medya mecralarının kapatılmasına yol açacak bir adım olarak değerlendirip karşı çıktıklarını bildirdi. Fon tutuklularını ziyaret edecek çalışma grubuna Deniz Yavuzyılmaz, Ümit Özlale ve Özgür Karabat'ın da dahil edilmesi, partinin fon gündemini meşruiyet kaynağı olarak sürdürme niyetini gösteriyor.
Bu tablo, CHP'den ayrışan bir yapının hem Meclis aritmetiğini değiştirmesi hem de eski partisiyle mali-hukuki bir miras paylaşımı üzerinden çatışması sürecini özetliyor. Seçim ittifakı hesapları açısından bakıldığında YENİ Parti'nin 91 sandalye ile ikinci büyük muhalefet grubu konumuna gelmesi, gelecek seçimlerde muhalefet blokunun ortak aday ve liste pazarlıklarını nasıl etkileyeceği sorusunu beraberinde getiriyor. TBMM hesapları davasının yargı sürecine intikal ettiği belirtilirken, her iki tarafın da "kendi parası" diye savunduğu kaynakların nihai statüsünün mahkeme kararıyla belirleneceği görülüyor. Fon krizi, erken seçim tartışmaları ve yerel yönetim transferleri bir arada değerlendirildiğinde muhalefet alanındaki yeni dengelerin henüz oturmadığı, sürecin hem yasal hem siyasi zeminde sürdüğü anlaşılıyor.
#CHP#Yeni Parti#Belediye Başkanları#Fon Krizi#Seçim İttifakı#TBMM Hesapları
Okuyucu Yorumları (0)
Yorum yazmak için giriş yapın ya da üye olun.
